Kaydetmek kolay. Asıl ürün, bulmak.

Her kaydetme aracı ilk gün harika görünür. Asıl sınav aylar sonra gelir: bir arkadaşın şu uyku makalesini ister, tesisatçının numarasını bir sesli nota kaydettiğini hatırlarsın, marttaki faturanın fotoğrafı lazım olur. Sabrın üç saniyedir. Bulabiliyor musun?
"Nereye koymuştum?" sorusu bu yüzden asıl ürün sorusudur. Arayamadığın bir kayıt yığını hafıza değil, depolama masrafıdır.
Bulmak ne ister
Her şey tek yerde. Linklerin bir uygulamada, ekran görüntülerin başka yerde, sesli notların bir sohbette yaşadığı an her arama daha zor bir soruyla başlar: nereye bakacağım?
Metin olmayanın bile metni. Arayamadığın sesli not, sessizlikle aynıdır. WhatLater sesli notları yazıya döker, fotoğraflardaki yazıyı okur — "muhasebeciyle ilgili not", muhasebeci kelimesiyle bulunur.
Yazmak zorunda kalmadığın etiketler. Kimse kaydederken dosyalama yapmaz — yığınların var olma sebebi bu. Etiketleme otomatik olmak zorunda.
Tek jestle kaydet, tek aramayla bul — aylar sonra, üç saniyede. Bütün vaat bu.